Online Türkçe - İngilizce, İngilizce - Türkçe Sözlük:
| İNGİLİZCE | TÜRKÇE |
| elbow | i. dirsek; dirsek sekli. elbow grease k.dili alin teri, emek. at his elbow yani basinda, elinin altinda. out at the elbows fakir, kiliksiz, pejmürde, perisan. rub elbows with (taninmis kimselerle) vakit geçirmek. up to the elbows çok mesgul, isi bas |
| elbowroom | i. rahatça hareket edilebilecek yer, genis yer. |
| elbow | f. dirsekle itmek veya vurmak; ite kaka yol açmak. |


